Şimdi İstanbul İstanbul'a benzemiyor... Yedi tepeli bu şehir; Aynaya baktığında bile Kendini tanımıyor...
Yaz günü Yağmurlar yağıyor. Sen gideceksin diye... İstanbul Sağanak ağlıyor.
Boğaz'da fırtına öncesi sessizlik Vapurlar durmuş kıpırdamıyor Ve simitlerden nasibini alamayan Martıların çığlıklarıyla Marmara Denizi Büsbütün sana küskün...
Tarihi yarımada Sular seller altında. Bizans'dan Osmanlı'dan beri görülmemiş Kıyamet kopmakta.
Herkes şaşkın Herkes koşuşturuyor. Bugüne kadar atılan fütursuz adımların İzleri kaldırımlarda Heyelana dönüşüyor.
İstiklal Caddesi'nde kendimleyim! Buluştuğumuz o yerde Tanıştığımız o yolda. Ellerinden tutamadığım Seni seviyorum diyemediğim O aynı hüzün ile...
Neler olup bitiyor! Farkında değilim. Kırık dökük bir gitarın tellerinde Gizlenmiş saklanmış notalar gibiyim...
Şimdi İstanbul Ben İstanbul'um demiyor... Ben; benim diyemiyorum. İstanbul Ne o eski İstanbul! Ne de ben! O eski benim!
Gideceğini bildiğim bu günde Okuduğum kitapdan hediye bu söz ile ^^Gerçek aşk gizli olandır^^ Güle güle aşkım güle güle! Güle güle aşkım güle güle! ...
28 Haziran 2009 - Yağmur sonrası...
Mehmet Caner Sümengen
. .Ч Ü Z Ü M E B A K T I G Ü L D Ü G İ T T İ Ş E Y T A N. .